Pazartesi, Şubat 22, 2016

Tiflis'e 1 Bakış


 Tiflis Hayallerin Hüzünlü Kenti.



Tiflis’e eski bir Sovyet şehri gibi davranmak büyük saygısızlık olur, imparatorluk ve Sovyet rusyadan çizgiler taşısa da Tiflis bundan çok daha fazlasıdır. Ortasından akıp giden Kura nehri (Gürcüler Mt’k’vari der)  Kenarında gezerken daha nehir suları Hazara kavuşmadan sizler biraz Hazarı koklar gibi olursunuz, eski Tiflisin dar sokaklarında kaybolunca sanki İstanbul’da sur içinde şöyle bir tur atıyor gibisinizdir. Köprüleri Parisin köprülerine benzer, ama nehir üzerinde nazlı nazlı sallanan kayıklar ve gemicikler yoktur, Sen nehrinde olduğu gibi, Kura nehrinin debisini ve rengini birazda Kafkasya coğrafyasının insanlarına benzetirim, sert ve erkeksidir, Tiflis’ de erkek bir şehirdir, Barselona yada  St.Petersburg gibi kadın değildir, denizi olmadığı için belkide, karasal şehirler daha maço ve daha derin duygularla kaplı olurlar hep, işte Tiflis de benim için biraz böyle. Sonra biraz daha ilerlersiniz hamamlarını görürsünüz, şaşırırsınız Osmanlıdan izler taşır, zaten sıcak suyu ve kaplıcaları meşhurdur buranın ‘’Tbilisi’’ sıcak su demektir. Biraz daha ileride tatlı tatlı cumbaları olan evler görürsünüz ama anadoludaki gibi değildir, biraz Tebriz biraz da İsfahan kokar buralar. İsfahan demişken, İranin Kültürel başkenti güzeller güzeli İsfahan, Tiflisden hiç de aşağı kalır yanı yoktur, şimdi ne alaka diyeceksiniz ama şöyle, Zağros dağlarından doğan  Zayende nehri tarihi İsfahan şehrini ikiye böler ve hayat verir şehre, bir de çok eski kadim bir köprüsü vardır gidenler bilirler, Otuzüç Gözlü köprü bir başka adıyla Siosehpol Köprüsü, inci gibi İsfahan şehrini süsler, altında çok güzel çayhaneler vardır, çok eski senelerde Şah Abbasa tutsak olan bir Gürcü tarafından yapılmıştır bu köprü (1602), yapan adam ise Gürcistanlı Undiladze’dir. İşte bu yüzden İsfahan’a giderseniz Biraz Tiflis kokar, aynı şekilde Tiflis’de biraz İsfahan gibidir. 

Otuzüç Gözlü Köprü


 Tüm bu kadim kültürlerin ortasında kalan Gürcü kültürü kimi zaman düşman olduğu kimi zaman dost olduğu komşularının kültürlerinden etkilenir ve bu akan güzellikleri kendi kadim gelenekleriyle harmanlarlar ve ortaya muazzam bir Gürcü kültürü ve mimari anlayışı çıkar, işte bu yüzden Tiflis en çok da Tiflis gibidir, en çok kendine benzer… İşte Tiflis böyle bir yerdir, kadim medeniyetlerin ve kültürlerin göbek noktasında olduğu için bir çok seyyaha, hikayeye ev sahipliği yapmıştır.


 Çarlık Şehri – Sovyet Şehri

Aslında hem evet hem de hayır, Biraz Moskova gibidir elbette ama tipik bir Sovyet şehri değildir, dinamikleri, sıcaklığı ve ritmi Sovyet şehirlerinin ritmine daha doğrusu ritimsizliğine uymaz, bir Sovyet şehrine göre çok daha sıcak çok daha dindardır, insanlar gülümser ve birbirlerine yardım ederler, Sovyetler dağılmış olsada herkes maddi zorluklarla boğuşsa da yardımlaşma ve sıcaklık burada hala bulabileceğiniz şeylerdir. Mesela Alma-Ata ya da Erivandaki kadar Rusça konuşmaz insanlar, Bişkek’de ya da Bakü’ de anadil Rusçadır ama Tiflis’de anadil Gürcücedir, Rusça hiçbir zaman olmadı, nasıl olsun ki, şöyle bir Gürcü diline ve alfabesine bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Gürcistana komşu medeniyetler daha tarih sahnesine çıkmamış iken bu adamlar dil yapmış ve millet olmuşlardır ve bunun haklı gururunu yaşarlar, Gürcüce ye ve kendi kadim kültürlerine çok bağlıdırlar, belkide Tiflisli olmak birazda bunu gerektirir. Rustaveli caddesinde yürüdüğünğz zaman Sovyetler döneminden kalan binalar biraz da olsa Moskovayı andırır ama aslında çok da uzaktır Moskova’ya. Aynı anda hem Moskova’yı andıran hem de biraz İran kokan başka bir şehir varmıdır acaba?



 Tiflis bu gün modern görünümüyle dünyaya kapılarını açmış duruşuyla Kafkasların parlayan yıldızıdır. Özellikle son dönemlerde Avrupalı turistlerin ziyaret akınına uğramaktadır, düşük bütçeli seyyahlarında uğrak yeridir, her bütçeye uygun kalacak yeri sunar size Tiflis, hem lükstür hem de öğrenci işi takılabilirsiniz Tiflis de. En az 2 gün ayırmanızı tavsiye ederim, 2 güne doya doya her yerini gezebilirsiniz.


Size bir yürüyüş rotası verebilirim:


Şehre trenle geldiğinizi varsayalım, hemen istasyonun oradaki Marcanişvili sokağından yürümeye başlayın, eskiden çok canlı çok da önemli bir yere sahipti Tiflis için daha sonra biraz unutuldu ama yakın bir zaman önce baştan sonra aslına uygun bir şekilde restore edildi ve şimdilerde gayet havalı gayet davetkar, bu sokağı sonuna dek yürüyebilirsiniz daha sonra sağa doğru bir kıvrılın şöyle, çünkü sağ taraftan Kura nehri akıyor ve bu nehrin üzerindeki o güzel köprülerden birinden geçip Rustaveli caddesine ulaşabilirsiniz, Marcanişvili ile Rustaveli caddeleri şehrin iki önemli caddesidir. Rustaveli caddesinin bir sonunda Rustaveli Meydanı öbür ucunda ise Özgürlük Meydanı bulunur, bu iki noktayıda görmenizi size tavsiye ederim. Özgürlük Meydanına geldiğiniz zaman zaten aşağıya doğru nehre doğru inen bir sürü ufak sokak göreceksiniz işte eski şehirde tam buradan başlar, o sokakların birinde kaybolun ve eski şehri içinize çekin, arada küçük şarapçılar görürseniz mutlaka şarapçılarda durun ve şarap için. Gürcü şarabı hakkında sayfalarca yazabilirim ama eminim sizlerde biliyorsunuzdur.

 
    Geze geze - Sora Sora
    Şöyle bir harita belki yardımcı olur size  - gezi rotası : 



 Başlangıç noktası, yani tren istasyonundan başlıyoruz, çünkü ben genellikle trenle seyehat ettiğim için sizlerde Batum'dan trenle tiflise gelebilirsiniz.
Sırtınızı tren istasyonuna verin (Vagzal derler - rusça ) ve Kura nehrine doğru yürümeye başlayın, derken kendinizi Marcanişvili caddesinin başında bulacaksınız be 2 noktasına dek caddeyi baştan başa geçin.

   Marcanişviliden genel görünüm:

Marcanişvili Caddesi



 Caddeyi yürüdünüz - sağdan yürümeye gayret edin ve sağ taraftan içeri girip köprüye ulaşmaya çalışın. Önce Marcanişvili Metroyu daha sonrada Marcanişvili tiyatroyu geçmeniz gerekecek.

Ve köprüye varacaksınız, Kura nehrinin esintisine bırakın kendinizi ve manzaranın tadını çıkartın, köprüyü karşıya geçin ve karşınıza bir rampa çıkacak, rapmadan yukarı çıkın sağda solda eski Tiflis evleri göreceksiniz, biraz sonra zaten kendinizi Rustaveli caddesidne bulacaksınız.

Ve karşınızda Rustaveli Heykeli ve ufak bir meydan ayrıca burda Rustaveli Metrosu da bulunur.

Rustaveli Meydanı






 Ve Rustaveli cadesi buradan başlıyor caddeyi boydan boya geçip Özgürlük Meydanına ulaşın









Harita daki 4 numaralı yer işte tam burası ve buradan ilerlemeye devam edin. Varacağınız yer Özgürlük Meydanı ... Resmide burda...


















İşte size özgürlük meydanı. Buradan tekrar nehre doğru yürüyebilirsiniz. Zaten eski şehir de hemen burada.










Özgürlük meydanından OLD TBILISI ye geçebilirsiniz burada birbirinden renkli güzel evleri ve dar sokakları görüp daha sonra tekrar nehir kenarına inip, hemen nehrin karşısındaki teleferikle Tiflis kalesine çıkıp şehre bir de yukarıdan bakabilirsiniz. Benim size yaptığım haritada Kutsal Triniti Katedralide var, çok da uzak sayımaz oraya da yürüyerek gitmeniz mümkündür.

Haçapurisi - Kinğalisi ve şaraplarıyla, sıcak insanlarıyla Gürcistan hem kesenize göre bir destinasyon olacaktır hem de pasaporta bile gerek kalmadan seyehat edeceğiniz bir yerdir. Gitmeden önce biraz tarih araştırması yapın böylece gezeceğiniz yerler hakkında önceden bilginiz olur.

sorularınız için : hoboculture@yandex.com
teşekkürler.









  




Hiç yorum yok: