Pazartesi, Aralık 07, 2015

Saraysız Başkan



  Saraysız başkan, vosvoslu tonton dede, dünyanın en fakir devlet başkanı, çalmamış çırpmamış ve yükseklerde gözü yok, işini yapmış, halkını sevmiş ve siyasi ihtiraslardan uzak bir politik guru, bir sembol. Bu zatı muhterem 30 Ekim de ülkemizi ziyarete geldi, elbette ki Türk misafirperverliğini göstermek boynumuzun borcu zaten bir rock yıldızı gibi karşılandı, basın peşindeydi, hayranları da…
 Her defasında biz Atatürk’ün partisiyiz diyen CHP ve kıymetli başkanı Sn.Kılıçdaroğlu ‘ da oradaydı, yani Bay Vosvos ile buluşup istişarelerde bulundular. Saraysız başkan sıfatı kafadan herkesin gönlünü fethetmişti bile. Peki bu Mujica kimdir? Nedir? Ne yapmıştır eskiden? Murat Bardakçı biraz araştırma yaptı ve neticeler şöyle:

Mujica’nın sekiz ay öncesine kadar cumhurbaşkanı olduğu Uruguay, Türkiye’nin Ermeniler’e soykırım yaptığını 1965’te kabul etmiş olan ilk memleket idi...
Aradan neredeyse yarım asır geçmişti, başkent Montevideo’da her 24 Nisan’da rutin kınama toplantıları yapılıyordu ama soykırım meselesi pek muhterem misafirimiz Jose Mujica’nın 1 Mart 2010’da cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması ile beraber tekrar gündeme geldi ve Mujica, görevi devralmasından bir ay üç hafta sonra, 24 Nisan 2010 sabahı Montevideo’nun Ermenistan Meydanı’na Ermeniler tarafından dikilen soykırım anıtını bizzat açtı! Sonra başkan yardımcısını Ermenistan’a gönderdi, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyanda geçen senenin Temmuz’unda Uruguay’ı ziyaret etti, Mujica 10 Temmuz’da“Osmanlı İmparatorluğu’nun 1915’te Ermeniler’e karşı yaptığı soykırımın uluslararası alanda kabul edilmesini” istedi ve Uruguay’ın Yukarı Karabağ konusunda Ermeni görüşlerini desteklediğini açıkladı!

Jose Mujica, 24 Nisan 2010 sabahı Montevideo’da Ermeni Soykırım Anıtı’nı açıyor.

Devletlû misafirimiz, daha da ileri adımlar attı... Montevideo’da bir “Soykırım Müzesi” kurulması kararını onayladı, bu senenin 21 Ocak’ında 1915 olayları konusunda konuşurken “Türkiye tarihindeki bu karanlık sahife ile yüzleşmeli ve yaptığı vahşeti kabullenmelidir” dedi, “Ermeni Soykırımı’nın 100. Yıldönümü Organizasyon Komitesi” ne katılması için o gün yapılan daveti de kabul etti ve görevden ayrılacağı 1 Mart 2015’ten sonra Komite’nin çaışmalarında hazır bulunacağını bildirdi.
KİM DAVET ETTİ DERSİNİZ? 

Uzatmayayım ve meselenin gözlerden kaçan bir başka tarafını sadece nakletmekle yetinip yorumu size bırakayım:

Başımıza neredeyse tâc ettiğimiz Sinyor 
Mujica, Soykırım Komitesi’nin faal bir üyesidir; Türkiye’ye bazı CHP’li belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının davetlisi olarak gelmiştir ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin “Çağdaş Türkiye İçin Değişim” başlıklı programında “CHP, sözde Ermeni soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız önyargılarla suçlanmasına karşı bugüne kadar partimiz öncülüğünde sürdürülen kararlı duruşa sahip çıkmaya devam edecektir” diye yazar...

Mujica ve Kılıçdaroğlu kahvaltıda, afiyet olsun , oh ne güzel.


 Atatürk’ün partisi ve partilileri tarafından Atatürkçüyüm diyen insanlar tarafından davet edildi saraysız başkan, yani adam bildiğin türk düşmanı ve CHP tarafından davet ediliyor. Yorum sizin, neden birlik olamıyoruz, neden böyle yalaka yavşak bir toplum olduk bunun cevabını bulmalıyız, en son rusya ile yaşadığımız olayda bunu gördük, ruslar tek yürek olmuş biz hala tek yumruk olamadık, asıl korkmamız gereken şey ruslar değil bizim yavşaklığımızdır. Yazıklar olsun size !





Hiç yorum yok: