Pazartesi, Ekim 25, 2010

Efsane Iverson Beşiktaş'ta


Allen Iverson...NBA'in aykırı çocuğu artık Beşiktaş Cola Turka'da... Artık onun müthiş crossoverlarını, müthiş turnikelerini Beko Basketbol Ligi'nde izleyeceğiz. Bu müthiş transfer için Beşiktaş yönetimine teşekkür etmek istiyorum.
NBA'in aykırı çocuğu dedim çünkü gerçekten çoğu basketçiden farklı bir yanı vardı Iverson'un her zaman... Lise yıllarında futbola merak sardı. Hızı en büyük avantajı olsa da zayıflığı nedeniyle istediği kadar adından söz ettiremedi. Parke sahaya çıktığında ise bambaşkaydı. Lisenin bitişi her öğrenciye verdiği gibi ona mutluluk vermedi. Şampiyonluk gecesinde kavgaya karıştığı için hapse düştü ve 5 yıl ceza aldı. Ancak kavga çıkaranın kendisi olmadığı anlaşıldığında serbest bırakıldı.
Üniversite yıllarını Georgetown Üniversitesi'nde geçirdi. Bu dönemlerde yaşadıkları parasal sıkıntılara ve her deplasman maçında hapse düştüğünün yüzüne vurulmasına en iyi cevabı sahada verdi. Georgetown'ın ve NCAA'in en önemli yıldızlarından biri oldu.
1996 yılında sıra gelmişti artık NBA Draft'ına... Kobe Bryant, Marcus Camby, Stephon Marbury, Steve Nash, Shareef Abdur-Rahim gibi NBA tarihinin en önemli draftlarından birinde 1. sıradan seçilerek ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Sezon sonunda da kaçınılmaz olarak "Yılın Çaylağı'ydı.
Oynadığı 'korkusuz' basketbol, yapılan röportajlarda verdiği kendine özgü cevaplarla 'THE ANSWER' lakabını aldı. Jordan ile karşılaştırılmasına 'Ben kendimim, başkası değilim" diye verdiği cevap ve bir Philedelphia-Chicago maçında Jordan'ı mükemmel bir crossoverla geçmesi kazındı akıllara...
Kısa sürede Philedelphia'yı Doğu Konferansı'nın en önemli takımlarından biri haline getirdi. Taraftarın sevgilisiydi artık. 2001 yılında ise zirveye çıktı. İlk önce normal sezonun 'En Değerli Oyuncu'su yani MVP seçildi. Sonrasında takımını NBA Final'ine taşırken, özellikle Toroto Raptors maçlarında Vince Carter ile girdiği duello unutulmazlar arasına girdi. Serinin bir maçında 54 bir maçında ise 52 sayı atarak ne kadar önemli bir skorer olduğunu gösterdi.
Los Angeles Lakers ile oynanan final serisinin ilk maçında Staples Center'ı adeta şoka uğrattı. 1 maç bile kazanması sürpriz olan Sixers'ı attığı 48 sayıyla galibiyete taşıyan The Answer'ın, özellikle Tyron Lue'nun üzerinden attığı basket sonrası "Sen beni tutamazsın" bakışı da hayranlarının aklından hiçbir zaman çıkmadı.
Belki Philedelphia şampiyon olamadı ama 'o'nun yaptıkları unutulmazdı. Şampiyonluk gelmeyince biraz da yaş ilerleyince yıldız oyuncu Denver Nuggets'a takas edildi. Ancak Philedelphia taraftarı 'The Answer'ını hiç unutmadı. Denver Nuggets formasıyla ilk kez şehrine geri döndüğünde onu bağırlarına bastılar ve yönetime mesaj yolladılar.
Denver yıllarından itibaren kariyeri düşüşe geçse de Iverson hep NBA'in en önemli yıldızlarından biri oldu. O bir asiydi, o her düştüğünde bir kalkış yolu buldu. Onun herşeye bir cevabı vardı. Bitti dendi geri döndü, ve artık Iverson Türkiye'de... O artık siyah-beyazlı forma altında tekrardan kendini hatırlatacak herkese...
Iverson tabir-i caizse normal olmayan bir insan. Çeşitli sıkıntılar yaşamış, kiminden sıyrılmış, kiminden sıyrılamamış bir sporcu. Ancak hangi yıldız normal ki? Acılarını üstündeki dövmelerde taşıyan 'The Answer' belki de kendine en uygun taraftar için oynamaya geliyor.  Hiçbir şey yapmasa da onu Akatlar'da sahada görmek bile benim için yeterli..
not:bu yazi enis berki nin 25 ekim 2010 tarihli yazisidir...

Hiç yorum yok: