Perşembe, Ekim 29, 2009




Koca Mustafa Usta, Ustaydı her hususta,
Ben Hatırlar gibiyim Kerevetteyken hasta,
Çorbayı içirirdi, Büyük Ana bir tasta,...
Feretiko dokurdu odasında tezgahta,

Nayla ve su kuyusu süsü eski evinin;
Yeni ev yapılınca işi bitti hepsinin,
Armut , elma, muşmula daha nice meyvenin,
Nayla deposu idi yağ ile peynirinin.

Her gelişte çıkardık mutlaka o nayla’ya,
Rahmetli Anneannem başlardı anlatmaya,
İpek kozalakları kurulurdu odaya,
Bolluk bereket vardı güzelim Salarha’ya,

Çaylığın dibinde ki o suyu unutamam,
Çeşmenin tarihini şimdi hatırlayamam,
Vardır üç yüz senelik su buz gibi doyamam,
O büyük destileri ben şimdi taşıyamam.

Yollar büyük kaldırım, hep kesme dere taşı,
Sevgi saygı çok idi, vardı bir hiyerarşi,
Rahmetli Şişko İhsan idi bu evin başı,
Ömrü vefa etmedi ölünce gençti yaşı.

Çaylıklar çoğalınca zehirlendi topraklar,
Meyveler hep kurudu, nerde yaban armutlar?
Olmuyor bahçelerde, domatesler, hıyarlar,
Hurmaların lezzeti, ağızından bal damlar.

Her şey geride kaldı, natürel arar olduk,
Sevgi saygı kalmadı, selamı vermez olduk,
En fakiri bir celep keserdi de, NE OLDUK?
Habu Yalan dünyanın kahrını çeker olduk.

Ahhhhh, Ali Murat Alaç; bu fotoğrafı koydun,
Duygulandırdın beni hayallerimi soydun,
Ahhhhhh, gidi Karaali bu derede bulundun,
Sağ Meymüne Teyzem! İnşa'Allah onu sordun.

Gittim Elini öptüm ben duasını aldım,
Ben bu sefer gidince çok derinlere daldım.
İhsan ile Volkan'a SALDER'E DE uğradım.
Yıllar çok çabuk geçti ben gerçekten yaşlandım.

Cumhuriyete girdik Seksen Altı yaşına,
Şu garip Türkiye'min neler gelmiş başına,
Hasret kaldım gurbette toprağına taşına,
Hayranım Peştamala, Makaslı Çeşanına.

Benim Şair Rıdvan'ım fazla derine dalma,
Her işin bir sonu var, Canını fazla sıkma,
Osman Gazi bunları görüyor merak etma,
Orhan Gazi Sefere çıkıyor! Daha Durma.


Cumhuriyetin 86 . yılına armağanımdır.
Rıdvan KARAALİ
Özel Eğitimci ve Emekli Müdür

Hiç yorum yok: