Çarşamba, Temmuz 22, 2009

VİZA MİZA .....! TAM BİR MUAMMA

İSTANBUL- Eğer bir Türk Avrupa"ya gitmek isterse yoğun, karmaşık, bürokratik ve bezdirici bir süreci göze almak zorunda. Çünkü AB üyeleri Türkiye"ye “vize” uyguluyor. Acaba bu vize yasal mı? Uygulanan vize rejimi geçerli mi? Hiç öyle görünmüyor. Avrupa Adalet Divanı geçen Nisan ayında aldığı bir kararda AB üye ülkelerine vize kısıtlamalarının 1963 yılındaki “anlaşmaya aykırı olduğuna” hükmetti. Divan bu pararlelde Almanya"yı uyararak Almanya içinde Türkiye'de başlatılmış hizmetler sağlamakta olan Türk uyruklulara yönelik vize şartlarını kaldırmasını söyledi. Karar, bir Türk tır şoförünün vize talebinin reddedilmesi üzerine Almanya'ya açtığı davada alındı.Adalet Divanı söz konusu kararı Türkiye'nin 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile imzaladığı Ortaklık Anlaşması ve 1970 tarihli Ek Protokol uyarınca aldı. Adalet Divanı"nın aldığı karar AB üye ülkeleri için “referans karar” olarak kabul ediliyor. Başka bir deyişle “örnek” oluşturuyor. Daha da başka kelimelerle her Türk –tıpkı tır şoförünün yaptığı gibi- bir AB üyesi tarafından vize talebi reddedildiğinde- söz konusu “referans kararı” masaya koyabilir! Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler Türkiye'nin nüfusu ve büyük göç dalgası olasılığı nedeniyle vize rejimini sert bir biçimde uyguluyorlardı. Karar kadar uygulama da önemli… Türkiye uzun yıllardır AB"nin vize konusunda hukuki zemini oluşturan Ankara Anlaşması"ndan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunuyordu. Ankara"nın bu iddiasının gerçek olduğu Avrupa Adalet Divanı"nın kararı ile netleşti. Adalet Divanı"nın kararının ardından ne olacağı henüz belli değil. Üye ülkeler Türkiye politikalarını revize ederek, kapılarını Türklere açmadılar. Türkler açısından Avrupa"ya gitmek hala Orta Çağ"daki bir şatonun yüksek surlarından geçmek kadar zor… Ankara da, Türkler de AB"nin Avrupa Adalet Divanı"nın kararlarına uymasını ve kararı uygulamaya yansıtmasını istiyor. Bir bakıma AB"nin ilgili kararı pratiğe geçirmesini bekliyor. Bundan sonrası “Karmaşa”… Adalet Divanı"nın kararı bundan sonra bir dizi kritik süreci tetikleyebilir. Karar, Türkiye açısından hem olumlu hem de olumsuz birçok gelişmenin başlangıç noktası olarak kullanılmaya çok uygun. Kim vize alacak, kim alamayacak, bu kararın “bedeli”, “mütekabiliyeti” ve “neticesi” çok çeşitli olabilir. İmtiyazlı ortaklığın yolu belgelerle örtülü… Adalet Divanı daha sonra Türkiye"nin AB ile ilişkilerindeki en sıkıntılı dosyalardan birisi olan “serbest dolaşım” konusunu biçimlendirecek bir karar aldı. Aslında karar zaten olan bir hakkın iadesinden başka bir anlam taşımıyor. Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında 23 Kasım 1970 tarihinde imzalanan Katma Protokolün 42. maddesi uyarınca Türkiye"de kurulu işletmelerde çalışanlardan, hizmet sunmak için AB"ye girişlerinde vize talep edilemez. Ayrıca Türk vatandaşlarının 1973 tarihli katma protokolden kaynaklanan hakları var. Türk işçilerinin Avrupa"da serbest dolaşımı, Ankara Anlaşması"nın 12. maddesi ile Katma Protokol"ün 36. maddelerinde zaten öngörülüyor. Bir kişinin, diğer bir kişinin hakkını bilerek ihlal etmesi ve daha sonra bunu yapmayacağını taahhüt etmesinden çok farklı değil. Ama yine de hem Brüksel hem de Ankara açısından rahatlatıcı bir karar olarak nitelendirilebilir. Karar, gerek Almanya ve Fransa"nın Türkiye"ye “tam üyelik” yerine önerdiği “imtiyazlı ortaklık” kapsamında gerekse Ankara"nın uzun yıllardır talep ettiği “çifte standart uygulanmaması” ve “müktesep hakkın ihlal edilmemesi” açısından yerinde bir “tercih.” AB, serbest dolaşım konusunda “kısmen rahatlatıcı” ve “öncesine göre daha iyi” bir uygulamayla, “sınırlı serbest dolaşım” vasıtasıyla, Türkiye"yi “imtiyazlı ortaklığı” önermeye yöneltmek isteyebilir. Önümüzdeki yıllarda benzer bir kararla başka bir “tercih” Ege konusunda da yapılabilir. 10–11 Aralık 1999 tarihinde yapılan Helsinki Zirvesi"nde Türkiye"nin adaylığı kabul edilirken, AB"nin zirve sonunda yayınladığı bildirgede Türkiye"nin adaylığının kabul edildiği paragrafta, “komşularıyla sınır sorunu olan ülkelerin bu sorunu 2004 yılına kadar çözmeleri aksi halde Lahey Adalet Divanı dâhil uluslararası mahkemelere gidilebileceği” belirtildi. Çünkü Yunanistan, Ege sorununu sadece Türkiye ile Yunanistan arasında bir problem olmaktan çıkardı ve Türkiye ile AB arasında bir problem haline getirdi. Avrupa devletleri Yunanistan"ı Ege sorununu mahkemeye götürmesi konusunda destekliyor. Yasadışı göç ile mücadele derken… Vize konusundaki “Türkleri içeriye bırakın” kararının gündemdeki bir başka kritik sürece de etkisi olabilir. AB, vize kolaylığı sağlanması için kaçak göçmenlerin iadesi konusunda Türkiye ile bir anlaşma imzalamak istiyor. Geçtiğimiz günlerde yasadışı göç sorununu görüşmek üzere Ankara"ya gelen Yunanistan İçişleri Bakanlığı"nın kamu düzeninden sorumlu Müsteşarı Konstantinos Bitsios, yasa dışı göçü azaltmak için Türkiye"nin sınırlarını kontrol etmesini istedi. Bitsios"un şu sözlerine dikkat: “Eğer Türkiye, sınırlarını kontrol ederse bu çok olumlu bir adım olur. Ancak eğer durum böyle devam ederse, yasa dışı göç Avrupa Birliği için giderek artan bir sorun hale gelir ve giderek de bu sorun ile Türkiye"nin AB üyelik müzakereleri arasında bir bağ kurulur”.Yunanistan"ın beklentisi Türkiye"nin göçü kendi sınırlarının içinde durdurması ve böylelikle Yunanistan ile AB"yi yasadışı göçten koruması! Eğer Türkiye kendisinden beklentileri yerine getirirse, “göçmen deposu” olacak. Atina, Ankara"ya samimi bir biçimde AB ile beraber gerekli mali ve maddi katkıyı sağlayacağını belirtiyor. Ankara yine de “göçmen deposu” olmak istemezse, “o zaman bu sorun ile katılım müzakereleri arasında bir bağ kurulur”! Ankara bu yaklaşımları “üyelik perspektifinin canlılığı” ölçüsünde değerlendiriyor. İşte o nedenle Avrupa Adalet Divanı"nın “üyeliğin temel taşı olan serbest dolaşım” konusunda aldığı vize kararı bu sürece mutlaka etki edecek. Vize kuyrukları biter mi? Alınan karar her Türk"ün Avrupa"ya gidebileceği anlamına gelmiyor. Başka bir deyişle vize kalkmadı. Karar, Türk iş adamlarına ya da şirket çalışanlarına, iş amacıyla AB"ye yapacakları seyahatlerde vizeden muafiyet getiriyor. Bundan sonra yaşanacak karmaşa büyük olacak. Çünkü bazı uzmanlara göre bu karar, 1973 AB-Türkiye Ortaklık Rejimi"ndeki "standstill clause" olarak adlandırılan Katma Protokol"ün 41(1) sayılı maddesine bağlı olarak verildi ve “AB ülkelerinin Katma Protokol"ün yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1973 itibarıyla hizmet vermek veya almak için kendi ülkelerine seyahat eden Türk vatandaşlarına daha kısıtlayıcı bir kanun uygulayamayacaklarına” hükmetti. Yani mağduriyeti olanlar mahkemeden talepte bulunabilirler. Esasında karar serbest dolaşım getirmiyor. Ama Türkiye"yi vize uygulanacak ülke olarak belirleyen 539/2001 sayılı AB Konseyi tüzüğünü de geçersiz kılıyor. Ama yine de Avrupa Komisyonu"nun adalet ve güvenlikten sorumlu üyesi Jacques Barrot, “Türkiye'nin vize konusunda kara listede olduğunu söylüyor”… Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubunun Strasbourg'da düzenlediği “Türk vatandaşları için AB vizesi: açıklık zamanı” adlı konferansa, davet edilmesine rağmen temsilci göndermedi. Bunun da bir anlamı olmalı. Avrupa Türkiye"ye, Avrupa"nın koyduğu kurallara uymuyor diye kızmak yerine, kendi kurallarına kendisi uymadığı için utanmalı. Bu arada AB, üyesi olmayan Hırvatistan"a yıllardır vize uygulamıyor. Ayrıca AB"nin aday ülke statüsündeki Makedonya ile potansiyel aday ülkeler Karadağ ve Sırbistan"a da vize muafiyetini tanıması bekleniyor. AB, en yeni üyeleri Bulgaristan ve Romanya"ya da birliğe katılmalarından 7 yıl önce vize muafiyeti getirdi ve Avrupa Parlamentosu, katılım müzakereleri yapan ülke vatandaşlarından vize istenmemesine yönelik tavsiye kararı aldı. Avrupa Adalet Divanı"nın aldığı karar “imtiyazlı ortaklık teklifi”, “serbest dolaşım yerine vize kolaylığı önerisi”, “Kıbrıs için bedel” ve “yasadışı göçle mücadelede işbirliğini geliştirmenin karşılığı” olarak algılanmaya çok müsait. Hatta söz konusu kararın Ege"ye dahi etkisi olabilir. Yaşanan son gelişmeler Avrupa"nın kronikleşen Türkiye konusunu hafifleterek çözme girişimi kapsamında hukuk kartını oynaması olarak değerlendirilmeye uygun bir çerçeveye sahip.

Hiç yorum yok: