Perşembe, Nisan 30, 2009

Nat King Cole

Nathaniel Adams Coles, bilinen profesyonel adıyla Nat "King" Cole (d. 17 Mart 1919 – ö. 15 Şubat 1965) Popüler ABD'li şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve caz piyanisti.

ABD'nin Alabama eyaletinde, Montgomery şehrinde doğdu. Daha çocukken ailesiyle Chicago'ya taşındı. Babası papazlığa yükselmiş ve annesi de kilise orgcusu olmuştur. Cole, org çalmayı bu sırada öğrenmeye başladı. 12 yaşına kadar annesi ona öğretmenlik yaptı. Caz ve gospel dışında, Johann Sebastian Bach'tan Sergei Rachmaninoff'a birçok bestecinin şarkılarını öğrenerek klasik batı müziği bilgisini ilerletti.
Cole, çeşitli caz klüplerinde Louis Armstrong, Earl "Fatha" Hines ve Jimmie Noone gibi sanatçıları dinledi. Öğrenimi sırasında müzik programlarına katıldı. 1930'larda, daha çocukken müzisyenlik kariyerine başladı ve "Nat Cole" ismini benimsedi. Caz klüplerinde orkestrası ile çalışan Cole, 1936 yılında kardeşiyle ilk müzik kaydını yaptı. Eubie Blake'ün revüsünde piyanist olarak görev aldı ve bu gösteriyle ülke çapındaki tura katıldı.
Long Beach'te üç müzisyenle beraber kurduğu "King Cole Swingers" orkestrası ile birlikte yerel barlarda çalıştı. Daha sonra dansçı Nadine Robinson ile evlenmiş, Los Angeles'a taşınarak Nat King Cole Trio'yu (Nat King Cole Üçlüsü) kurmuştur. Cole ,bu üçlüde piyanist olarak görev alırken, Oscar Moore grubun gitaristi, Wesley Prince ise basçısıydı. Grup 1930'ların sonlarına kadar radyo kayıtları da yaptı.
Cole popülaritesini, ilk olarak "Sweet Lorraine" ile 1940 yılında yakaladı. Piyanistliği dışında bazı şarkılara sesiyle de katılmasına rağmen bu konuda utangaçtı. Diksiyonuyla gururlanmakla beraber, hiçbir zaman iyi bir şarkıcı olduğunu düşünmedi; yumuşak okuyuşunun zamanının caz vokalistlerinin tarzlarıyla uyuşmadığına inanmaktaydı.

Doğum adı Nathaniel Adams Coles olan sanatçı Montogomery Alabama'da doğdu. Doğum günü dünya almanağında 1919 yılı Saint Patrick gününe denk gelmektedir. Bazı kaynaklarda ise doğum yılı 1917 yılında gösterilmektedir. Babasının asıl mesleği kasaplık olsada aynı zamanda kilisede papaz yardımcığı da yapmıştır. Daha sonra babası aynı kilisede papaz olmuştur. Annesi Perlina da aynı kilise de kilise orgunu çalmaktaydı. Nat, 12 yaşına kadar annesinden kilise orgunu çalma hakkında dersler aldı. Ardından daha resmi dersler alarak müzik öğrenimine devam etti. İlk canlı performansını dört yaşında iken sergiledi. Eğitimi sadece caz türünde olmadı,cazın yanı sıra Avrupa klasik müziği eserlerini de öğrenerek klasik müziği de öğrendi. Örneğin sergilediği Johann Sebastian Bach'tan Sergei Rachmaninoff'a adlı performansı bunu en iyi şekilde kanıtlar.
Ailesi Chicago'ya yakın olan Bronzeville'de yaşadı. Nat, sürekli bu civarlardaki kafe ve barların etrafında zaman geçirdi. Bu sırada Louis Armstrong, Earl Hines, Jimmie Noone gibi müzik dünyasının ünlü isimlerinin şarkılarını dinledi. Ayrıca aynı yıllarda Walter Dyett'in bir projesi olan DuSable High School adlı okulda yapılan bir programda yer aldı.
Earl Hines'ın eserlerini çalarak, profesyonel kariyerine 1930'lu yılların ortalarında Nat Cole ismiyle henüz çok gençken başladı. Abisi Eddie Coles da daha sonra bas gitarist olarak Nat'in grubuna Eddie's adıyla 1936 yılında katıldı. O yıl ilk kayıtlarını aynı isimle yaptılar. Ardından düzenli olarak civardaki müzikli yerlerde sahne almaya başladılar. Sonraları yine bir jazz performansı sırasında King takma adı onun için kullanıldı.
Aynı zamanda Broadway Tiyatrosunda piyanistlik yaptı. Eubie Blake'in revüsünde çaldı. Ardından Long Beach- Kaliforniya'da kalmaya karar verdi.

Nat Cole ve üç müzisyen önce King Cole Swingers adlı grubu kurdu. Grup ilk kurulduğu zaman Long Beach'deki canlı müzik yapılan barlarda çaldı ve haftada 90 dolar kazanır bir duruma geldi. Bu para, 1930'lu yıllara göre bir grup için yüksek bir paraydı.
Nat daha önceki grubu olan Shuffle Alongun dansçısı Nadine Robinson ile evlendi. Evlendikten sonra Los Angeles'a taşındılar ve orda Cole Nat King Cole üçlüsünü kurdu. Üçlüde, Nat piyanoda, Oscar Moore gitarda ve Wesley Price da bastaydı. grup 1930'lu yılların sonlarına kadar Los Angeles'da çaldı ve bir çok demo kaydetti. Grupta Nat'in rolü piyanoyu çalmak ve topluluğa liderlik etmekti. Nat şarkıcılık kariyerine, barda bulunan önemli bir müşterinin Sweet Lorraine'i söylemesinin istemesine kadar başlamadı. Olay aynen şöyle gelişmişti. Müşteri çok zengin ve gece klübüne sürekli gelen bir şahsiyetti. Ardından bir şekilde Nat'den Sweet Lorraine'i söylemesini istedi. Nat de bu teklifi Pen piyanistim piyano çalarım şarkı söylemem diyerek reddetti. Hemen sonrasında müşteri Yoksa bilmiyormusun? diyerek tekrar Nat'e yüklendi. Fakat Nat tekrar bu teklifi Tabii ki biliyorum ama yapmayacağım diyerek ikinci kez geri çevirdi. Bunun üzerine müşteri bunu patrona ileteceğini söyleyerek uzaklaşıp patrona gitti. Bu olaydan sonra patron Nat'in yanına gelerek onun buranın en önemli müşterisi olduğunu ve şarkıyı söylemek zorunda olduğunun aksi halde Nat'in ve grubunun işine son vereceğini söyledi. Bunu üzerine Nat'in şarkıcılık kariyeri başladı. 1928 yapımı Sweet Lorraine 1940 yılında Nat'in ilk hit parçası oldu.
II. Dünya Savaşı sırasında Wesley Prince'ın gruptan ayrılması üzerine Nat onun yerine Johnny Miller'ı gruba dahil etti. Ardından üçlü 1943'te Capitol Records addlı müzik şirketiyle anlaşma imzaladı. Nat tüm kariyeri boyunca bu şirketle çalışmaya devam etti. Nat'in albümlerinin hem müzikal anlamda hem de parasal anlamda başarılı olmasından sonra Capitol Records Los Angeles-Hollywood and Vine adlı bölgede büyük bir bina yaptırdı. 1956'de inşası biten binaya the house that Nat built de denmektedir.
Cole, bir caz piyanisti olarak düşünüldü. Konserlerinde sürekli piyano çaldı. İlk konseri Jazz at Philharmonic(Mercury Records kayıtlarında Shorty Nadine olarak geçer) ismini taşımaktaydı. Oluşturduğu grupta, piyano, bas ve gitarın bir arada bulunması o yılar için bir devrim niteliği taşımaktaydı. O günden sonra bu türdeki caz grupları ünlü olmaya başladı. Bu tarz dönemin ünlü müzisyenleri tarafından geliştirilip günümüze kadar ulaştı. Bu müzisyenlerin arasında Art Tatum, Erroll Garner, Oscar Peterson, Ahmad Jamal, Tommy Flanagan gibi piyanistlerin yanı sıra blues piyanistleri Charles Brown ve Ray Charles da yer aldı. Cole ayrıca, Lester Young, Red Callender, veLionel Hampton gibi müzisyenler ile de piyano çalıp performansını sergiledi.
The Page Cavanaugh Trio'su da Cole'un triosu ile aynı zamanda yani savaş sonrasında kuruldu. Günümüzde bile hangisinin daha iyi olduğu tartışılsa da genellikle Cole'un triosunun daha iyi olduğu iddia edilmektedir..

Capitol Records'dan Johnny Mercer bu şarkıyı kaydetmeleri için Cole'u şirkete davet etti. Kayıt gerçekleşip piyasaya sürüldükten sonra bu yapım geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. 500 bin kopyadan fazla sattı. Bu şarkıya rağmen Nat hiç bir zaman bir rock sanatçısı olarak görülmedi. Fakat yine de bu şarkı ilk rock and roll yapımlarından biri olarak gösterilmektedir. Ayrıca Bo Diddley, Cole'u etkilendiği kişiler arasında saydı.
1940 yılının sonlarına doğru Cole, daha fazla dinleyiciye ulaşabilmek adına daha çok pop motifleri ile süslü şarkılar kaydetti. Bunu telli çalgılardan oluşan bir orkestra ile birlikte çalışarak gerçekleştirdi. Bir pop ikonu olarak benimsenmesi The Christmas Song gibi bir hit şarkısı ile birleşti, pekişti. Bu şarkıyı Cole tam dört kez farklı koşullarda kaydetti. Bunlar 1946, 1953, 1961 ve 1961 yıllarında kaydedildi. Son kayıt, The Nat King Cole Story albümünde yer aldı ve stereo olarak kaydedildi. Hatta parçanın bu sürümü, günümüzde de sık sık çeşitli yerlerde çalmaktadır.
Cazdan popa doğru kayması, hayranlarının ve müzik eleştirmenlerinin konusu haline gelince Cole, tekrar özüne döndüğünü ve asla cazdan kopmadığını göstermek amacı ile 1956 yılının sonlarına doğru, After the Midnight adlı bir albüm kaydetti.
Cole, 15 Şubat 1965 tarihinde akciğer kanserinden, kariyerinin zirvesindeyken öldü. Vefatından önceki gün bir radyoya verdiği bir röportajda Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemişti.Galiba kanserden tamamen kurtuldum demiştir. 1997 yılında yayınlanan ve Cole'un hayat hikâyesini anlatan Chicken Soup for the Soul adlı kitapta karısı Maria'nın Cole'un öldüğü anı bir araba problemi nedeniyle kaçırdığı söylense bile, bu bir şehir efsanesidir.
Son albümü L-O-V-E, 1964 yılının Aralık ayının ilk günlerinde akciğer kanseri tedavisi nedeniyle hastaneye yatmasından bir kaç gün önce tamamlandı. Albümün çıkışı da ölümünden bir kaç gün öncesine rastlar. Billboard listesinde bu albüm dört numaraya kadar yükseldi (1965). 1957 yılında kaydettiği single'ı "When I Fall In Love" 1987 yılında İngiltere müzik listelerinde zirveye kadar yükseldi.
1983 yılında Capitol Record'dan gelen bir açıklamaya göre,Cole'un kaydedip de yayınlanmayan başka parçalarının da bulunduğu söylendi.Bu şarkılar arasında, Japonca bir şarkı ve İspanyolca "Tu Eres Tan Amable" bulunur. Capitol records sonraki yıl Unreleased isimli bir albüm ile bunları piyasaya sürdü.
Cole, 1990 yılında Hayat Boyu Başarı dalında Grammy ödülüne layık görüldü. Ayrıca , Alabama Music Hall of Fame ve Alabama Jazz Hall of Fame gibi kurumlarda da yer aldı.
1991 yılında Mosaic Records adlı bir Amerikan müzik şirketi The Complete Capitol Recordings of the Nat King Cole Trio adıyla Capitol Records'dan çıkan tüm Nat King Cole ve Trio'sunun parçalarını yayınladı. Bu set 18 adet diskten oluşmaktaydı ve 349 tane şarkı içermekteydi.
Nat'in en küçük erkek kardeşi Freddy Cole ve Nat'in kızı Natalie Cole da şarkıcıdır. 1991 yılında Natalie Cole kendi albümüne 1961'de babasının şarkısı olan Unforgettable'ı koydu. Fakat kendi sesi ve babasının sesini şarkıda birleştirdi. Böylece babasının müziğini tekrar anmış oldu. Şarkının ismini taşıyan bu albüm 1992 yılında yedi adet Grammy ödülü kazandı.

Hiç yorum yok: